İstanbul Escort Ece: Kadıköy Vapurunda Arka Güvertede Bacakları Ayrık
Güneş, Boğaz’ın sularına yansıyarak İstanbul’un siluetini daha da büyüleyici kılıyordu. Kadıköy İskelesi’nden kalkan vapur, hafif bir sallantıyla yola koyuldu. Kalabalık arasında, siyah dar bir elbise giymiş, uzun siyah saçları rüzgârda dalgalanan bir kadın göze çarpıyordu: Ece. O, şehrin en aranan İstanbul escort‘larından biriydi. 28 yaşında, kusursuz bir vücutla, yeşil gözleri ve dolgun dudaklarıyla erkekleri baştan çıkaran bir afet. Ece, sıradan bir vapur yolculuğunda değildi; bu seferki randevusu, denizin ortasında, gizli bir heyecan vaat ediyordu.
Ece, İstanbul escort hayatının getirdiği lüks ve adrenalin dolu dünyasında, her seferinde sınırları zorlamayı severdi. Müşterileri genellikle otel odalarında veya lüks yatlarda olurdu, ama bu sefer farklıydı. Yakışıklı bir iş adamı, adını Ahmet olarak bildiği adam, onu vapura davet etmişti. “Arka güvertede bekle beni,” diye mesaj atmıştı. “Bacaklarını ayır ve vapurun ritmine bırak kendini.” Ece’nin kalbi hızlanmıştı; bu, onun için yeni bir fanteziydi. Vapurun kalabalığından uzak, denizin tuzlu havasında, herkesin gözü önünde ama yine de gizli bir zevk.
Vapur, Eminönü’ne doğru yol alırken Ece arka güverteye geçti. Burası daha sakin bir yerdi; birkaç turist fotoğraf çekiyor, yaşlı bir adam gazetesine gömülmüştü. Ece, korkuluğa yaslandı ve eteğini hafifçe sıyırdı. Siyah dantelli iç çamaşırı, rüzgârda hafifçe uçuşuyordu. Bacaklarını yavaşça ayırdı, dizlerini hafifçe büktü. Deniz meltemi, tenine değdikçe ürperiyordu. Göğüsleri, dar elbisenin altında kabarıyordu; meme uçları sertleşmiş, kumaşa sürtünüyordu. Ece, gözlerini kapattı ve Ahmet’in gelişini hayal etti. O sırada, vapurun motor sesi, içindeki arzuyu titretiyordu.
Ahmet, tam zamanında göründü. Koyu mavi gömleğiyle, 35 yaşlarında, atletik yapılı bir adamdı. İstanbul escort Ece’nin ününü duymuştu; onu bir arkadaşından öğrenmişti. Sessizce yaklaştı, kalabalığın arasından sıyrılıp Ece’nin yanına geldi. “Hazır mısın?” diye fısıldadı kulağına, eliyle belini kavrayarak. Ece başını salladı, dudaklarını ısırdı. Ahmet’in eli, yavaşça eteğinin altına kaydı. Parmakları, Ece’nin iç bacağında gezinmeye başladı. Bacakları ayrık halde, korkuluğa tutunarak duruyordu. Vapurun sallantısı, her dalgada bedenini sarsıyordu; bu, doğal bir ritim gibiydi, sanki deniz de onların zevkine eşlik ediyordu.
Ece’nin nefesi hızlandı. Ahmet’in parmakları, dantelli külota ulaştı. Islaklığını hissettiğinde gülümsedi. “Ne kadar ıslanmışsın,” dedi alçak sesle. Ece, inledi hafifçe, etrafındaki turistlere aldırmadan. Birkaç kişi dönüp baktı ama kimse bir şey anlamadı; rüzgârın uğultusu her şeyi örtüyordu. Ahmet, külotu kenara çekti ve parmaklarını Ece’nin klitorisine değdirdi. Dairesel hareketlerle ovuşturmaya başladı; Ece’nin kalçaları istemsizce kıvrandı. Bacakları daha da ayrıldı, dizleri titriyordu. Göğüslerini eliyle kavradı Ahmet, diğer eliyle memesini sıkarken. Ece, başını geriye attı, saçları yüzüne döküldü. “Devam et,” diye fısıldadı, sesi şehvetle doluydu.
Vapur, Boğaz’ın dar bir yerine girdiğinde, dalgalar daha sert vuruyordu. Bu, onların lehineydi. Ahmet, Ece’yi korkuluğa daha sıkı yasladı ve pantolonunun fermuarını indirdi. Sertleşmiş manhood’u, Ece’nin kalçasına değdi. Ece, dönüp ona baktı; gözleri alev alevdi. “Burada mı?” diye sordu heyecanla. Ahmet başını salladı, “Evet, tam burada. İstanbul escort‘un macerası bu.” Ece, eteğini iyice sıyırdı, bacaklarını iyice ayırdı. Ahmet, arkasından girdi; yavaşça, ama kararlı. Vapurun her sallanışı, onu daha derine itiyordu. Ece’nin inlemeleri, denizin sesine karışıyordu. Elleri korkuluğa kenetlenmiş, kalçalarını geriye itiyordu. Ahmet’in elleri, belinden göğüslerine kaydı; meme uçlarını çimdikledi, Ece’yi daha da azdırdı.
Zevk dalgaları, Ece’nin bedenini sarmıştı. Klitorisi hala hassastı; Ahmet’in bir eli oraya indi, ritmik hareketlerle ovuştururken diğer eliyle saçlarını çekiyordu. Ece, “Daha hızlı,” diye yalvardı. Vapurun arka güvertesi, onların gizli cennetiydi. Etraftaki yaşlı adam gazetesini katlamış, uzaklaşmıştı; turistler selfie’lere dalmıştı. Kimse fark etmiyordu, ama bu risk, heyecanı katlıyordu. Ahmet’in nefesi Ece’nin boynunda hızlandı; ter damlaları, ikisinin de teninde parlıyordu. Ece’nin vajinası, onu sıkıca sarıyordu; her itişte, ıslak sesler yükseliyordu. Doruğa yaklaşıyorlardı.
Sonunda, Ece’nin bedeni sarsıldı. Orgazm, dalga gibi geldi; bacakları titreyerek ayrık kaldı, dizleri büktü. Ahmet de dayanamadı; içini doldurdu, sıcaklığı Ece’yi daha da delirtti. İkisi de nefes nefese, korkuluğa yaslandı. Vapur, Eminönü’ne yaklaşıyordu; iniş vakti gelmişti. Ece, eteğini düzeltti, bacaklarını birleştirdi ama hala titriyordu. Ahmet, kulağına eğildi: “Muhteşemdin, İstanbul escort Ece. Bir dahaki sefere yatımda.”
Ece gülümsedi, rujunu tazeledi. Bu, onun hayatıydı: Tehlikeli, tahrik edici, unutulmaz. Vapur iskelesine yanaşırken, kalabalığın arasında kayboldular. Ama Ece’nin aklında, o arka güverte, bacakları ayrık halde yaşadığı o an, sonsuza dek kalacaktı. İstanbul escort olmak, sadece bedenini değil, ruhunu da özgürleştiriyordu. Boğaz’ın rüzgârı, hala teninde esinti bırakıyordu; bir sonraki maceraya hazırdı.
(Hikaye kelime sayısı: 728)