İstanbul Escort Melis’in Sarıyer Orman Yolundaki Tutkulu Gece
Gece yarısını geçmişti, İstanbul’un kalabalık sokaklarından uzaklaşıp Sarıyer’in serin orman yollarına doğru yol alıyordum. Arabamın farları, dar patikayı aydınlatırken, aklımda tek bir isim dönüp duruyordu: İstanbul escort Melis. Onu ilk kez bir arkadaşımın tavsiyesiyle tanımıştım. Sarışın, uzun bacaklı, yeşil gözlü bir afet. Vücudu, her kıvrımıyla adeta bir sanat eseri gibi kusursuzdu. İstanbul escort dünyasında efsaneleşmiş bir isimdi; sadece fiziksel güzelliğiyle değil, o ateşli kişiliğiyle de erkekleri deli ederdi. Bu gece, onunla randevum vardı. Sarıyer’in ormanlık alanında, gizli bir buluşma. Kalbim heyecanla çarpıyordu, çünkü Melis’in vaat ettiği macera sıradan değildi.
Melis’i orman yolunun girişinde bekliyordum. Saat 01:00’i vurduğunda, uzaktan bir siluet belirdi. Siyah, dar bir elbise giymiş, topuklu ayakkabılarının sesi yaprakları ezercesine yankılanıyordu. Yaklaştıkça, o tanıdık gülümsemesi yüzüne yayıldı. “Hazır mısın?” diye fısıldadı kulağıma, eliyle kolumu okşayarak. Arabaya bindiğimizde, parfümünün kokusu içimi doldurdu. Yol boyunca sohbet ettik, ama asıl sohbetimiz ellerimizin birbirine değmesiyle başladı. Parmakları, dizlerimde dolaşıyor, yavaş yavaş yukarı tırmanıyordu. “Bu orman, bizim için mükemmel bir yer,” dedi gülerek. “Kimse bizi rahatsız edemez.”
Orman yolunun derinliklerine girdikçe, arabayı kenara çektik. Ay ışığı, ağaçların arasından süzülerek etrafı gümüş bir ışıltıyla kaplamıştı. Melis arabadan indi ve elimi tutarak beni ormana çekti. “Gel, seni bir yere götüreyim,” dedi sesi titreyerek. Yürürken, rüzgar saçlarını savuruyor, elbisesi vücuduna yapışıyordu. Göğüsleri, her adımda hafifçe sallanıyor, beni hipnotize ediyordu. Birkaç dakika sonra, geniş bir açıklığa vardık. Ortada yaşlı bir meşe ağacı yükseliyordu, dalları gökyüzüne uzanmış. Melis durdu, gözleri parlayarak bana döndü. “Burası… burası bizim sahne,” diye mırıldandı.
Aniden, elbiseyi omuzlarından sıyırdı. Kırmızı dantelli iç çamaşırları ortaya çıktı; sütyeni göğüslerini zar zor tutuyordu. Beni kendine çekti ve dudaklarımız buluştu. Öpüşmemiz vahşiydi, dişlerimiz birbirine değiyor, dillerimiz dans ediyordu. Elleri sırtımdan aşağı kaydı, pantolonumu açarken nefesim kesildi. “Seni istiyorum,” diye inledi kulağıma. Beni ağaca yasladı, sırtım kabuğa değdiğinde hafif bir acı hissettim, ama o acı zevkle karışmıştı. Melis diz çöktü, gözleri yukarı bakarak gülümsedi. Dudakları, etrafımda dolaşmaya başladı. Her dokunuşu ateş gibiydi; dilinin ucuyla geziniyor, beni çıldırtıyordu. İnlemelerim ormana yayıldı, rüzgar onları taşıyordu.
Ama Melis durmadı. Kalktı ve kendi iç çamaşırlarını çıkardı. Çıplak vücudu ay ışığında parlıyordu; kalçaları yuvarlak, teni pürüzsüz. Bana döndü ve sırtını ağaca yasladı. “Şimdi sıra sende,” dedi sesi boğuklaşarak. Ellerimi göğüslerine koydum, meme uçları sertleşmişti. Onları okşarken, Melis’in inlemeleri başladı. “Ah… evet, devam et,” diye fısıldadı. Vücudunu aşağı doğru keşfettim, parmaklarım ıslaklığını hissettiğinde ikimiz de titredik. Ağacın kabuğu sırtına batıyordu, ama o acıyı zevke dönüştürüyordu. Bacaklarını açtı, beni kendine çekti. İçime girdiğimde, gözleri kapandı ve yüksek sesle inledi. “Daha derin… lütfen!”
Hareketlerimiz hızlandı. Orman yolunun sessizliğinde, sadece nefeslerimiz ve tenlerimizin çarpışması duyuluyordu. Melis’in elleri saçlarımı kavradı, tırnakları derime gömüldü. “Hisset beni,” diye haykırdı. Ben de ona karşılık verdim, kalçalarını sıkıca tuttum. Her itişte, vücudu ağaca sürtünüyor, yapraklar hışırdıyordu. Terimiz birbirine karışıyor, kokumuz ormanı dolduruyordu. Melis’in inlemeleri giderek yükseldi; “Evet… tam orada… ahhh!” diye bağırdı. Orgazmı geldiğinde, vücudu sarsıldı, bacakları titredi. O an, ağaca sarıldı, kolları dallara uzandı. Yüzü zevkle buruşmuş, dudakları aralanmıştı. İnliyordu, yüksek sesle, ormanın derinliklerine yankılanarak. “Melis… İstanbul escort kraliçesi,” diye mırıldandım ben de, kendimi bırakırken.
Ama gece bitmemişti. Melis toparlandı, gözleri hala ateşli. Beni yere yatırdı, üstüme çıktı. Kalçaları ritmik bir şekilde hareket ediyor, her inişte zevk dalgaları gönderiyordu. Göğüsleri sallanıyor, ellerimle onları yakalıyordum. “Senin için buradayım,” dedi inleyerek. İstanbul escort olarak, her anı unutulmaz kılıyordu. Hızlandı, inlemeleri karıştı benimkine. Ormanın kokusu, terimizle birleşti; yapraklar altında yuvarlanıyorduk. Sonunda, ikimiz de zirveye ulaştık. Melis bir kez daha ağaca sarıldı, vücudu kasılıp gevşerken inliyordu. “Bu… inanılmazdı,” diye fısıldadı.
Yatarken, yıldızlara baktık. Sarıyer orman yolu, sıradan bir yerden efsanevi bir mekana dönüşmüştü. Melis başını omzuma yasladı, parmakları göğsümde dolaşıyordu. “İstanbul escort hayatı böyle,” dedi gülerek. “Her gece bir macera.” Arabaya dönerken, aklımda o görüntü vardı: Ağaca sarılmış, inleyen Melis. O gece, İstanbul’un gizli yüzünü keşfetmiştim; tutkulu, vahşi ve unutulmaz.
(Kelime sayısı: 728)