İstanbul escort Nisan Eminönü balıkçı teknesinde ağlara yayılmış

İstanbul Escort Nisan Eminönü Balıkçı Teknesinde Ağlara Yayılmış

Nisan’ın serin rüzgarları Boğaz’ı yalarken, Eminönü’nün kalabalık limanında hava hala bahar kokuyordu. Balıkçı tekneleri, dalgaların ritmiyle sallanarak demir atıyordu. Güneş batmak üzereydi ve turuncu ışıklar, denizin yüzeyini alev alev yakıyordu. Ben, İstanbul escort dünyasının en gizemli isimlerinden biriydim. Adım Ece, ama müşterilerim beni sadece “Deniz Kızı” diye anardı. O akşam, rutin bir randevu için limana gelmiştim. Müşterim, zengin bir iş adamı, sıradışı bir yer istemişti: bir balıkçı teknesi. Eminönü’nün eski teknelerinden biri, ağlarla dolu, tuzlu su kokan bir bataklık.

Tekneye adım attığımda, kaptan –ya da müşterim– beni bekliyordu. Adı Murat’tı, kırklı yaşlarında, kaslı bir adam. Balıkçı şapkası altında gözleri parlıyordu. “Hoş geldin, güzelim,” dedi kalın sesiyle, elini uzatarak. Ben siyah dar bir elbise giymiştim, altına sadece dantelli iç çamaşırı. Rüzgar eteğimi savuruyordu, ama ben aldırmadım. İstanbul escort hayatı böyleydi; her an bir macera, her rüzgar bir davet.

Tekneyi demirden çözdü ve yavaşça açıldık. Eminönü’nün minareleri ufukta küçülürken, Boğaz’ın ortasına doğru ilerledik. Hava serinlemişti, ama içimde bir ateş yanıyordu. Murat, dümeni bırakıp bana yaklaştı. “Ağlara yayılmanı istedim,” dedi fısıltıyla, gözleri vücudumda geziniyordu. Kalbim hızlandı. Bu, sıradan bir İstanbul escort gecesi değildi; vahşi, ilkel bir fanteziydi.

Teknenin güvertesine yayılmış balık ağlarını işaret etti. Kalın ipler, tuzdan sertleşmiş, denizin hikayelerini taşıyordu. Ben tereddüt etmeden elbisemi sıyırdım. Dantel sütyenim ve tangam, ay ışığında parlıyordu. Rüzgar tenimi yalarken, ağlara doğru yürüdüm. Ayaklarım ıslak güverteye değdi, tuzlu su damlaları bacaklarımı ıslattı. Ağlara yaslandım, ipler sırtıma değdiğinde ürperdim. Murat izliyordu, nefesi hızlanmıştı.

“Ağlara yayıl,” diye emretti, sesi emredici. Ben itaat ettim. Kollarımı açtım, ipler bileklerimi sardı sanki. Bacaklarımı araladım, tangamın ipi kalçalarımın arasında gerildi. Rüzgar, meme uçlarımı sertleştiriyordu. Murat yaklaştı, elleri kaslı kollarında damarlı. Göğsümü avuçladı, parmakları meme uçlarımı sıkıştırdı. İnledim, sesim dalgaların arasında kayboldu. “Sen bir İstanbul escort değilsin, sen bir tanrıçasın,” diye mırıldandı, dudaklarını boynuma bastırdı.

Ağlara daha da gömüldüm, ipler tenime batıyordu, ama acı zevke dönüşüyordu. Murat tangamı kenara çekti, parmakları ıslaklığımı buldu. Boğaz’ın serin havası vajinamı ürpertiyordu, ama onun dokunuşu ateş gibiydi. Parmaklarını içeri soktu, yavaşça, sonra hızlandı. Kalçalarımı salladım, ağlar sallanıyordu benimle birlikte. “Daha fazla,” diye yalvardım, sesim boğuk. O güldü, pantolonunu indirdi. Sertliği, ay ışığında parlıyordu, damarları kabarmış, hazır.

Beni ağlara bastırdı, bacaklarımı omzuna aldı. Girişi sertti, tekneyi sarsacak kadar. İnledim yüksek sesle, Boğaz’ın yankısı gibi. Her itişinde ağlar tenime sürtünüyordu, karıncalanma yayılıyordu vücuduma. Murat’ın elleri kalçalarımı yoğuruyordu, tırnakları etime batıyordu. “Sıkı, daracık bir İstanbul escort,” diye homurdandı, ritmini hızlandırdı. Terimiz karışıyordu, tuzlu suyla. Göğüslerim sallanıyordu, o da onları emdi, dişlerini hafifçe geçirdi. Zevk dalgaları vuruyordu, vajinam onu sıkıca sarıyordu.

Tekne dalgalarda sallandıkça, orgazmım yaklaşıyordu. Murat’ın nefesi sıcak, boynumda. “Gel benimle,” dedi, eli klitorisime indi, daireler çizdi. Patladım, çığlığım martıları kaçırdı. O da içime boşaldı, sıcaklığı yayıldı. Ağlardan kurtulduk, güverteye yığıldık. Nefeslerimiz karışıyordu, Boğaz’ın suyu etrafımızı sarıyordu.

Ama gece bitmemişti. Murat beni kaldırdı, teknenin kenarına götürdü. “Şimdi denize bakarak,” dedi. Beni korkuluğa yasladı, arkamdan girdi tekrar. Rüzgar saçlarımı savuruyordu, Eminönü’nün ışıkları uzaktan yanıp sönüyordu. Her vuruşunda, Boğaz’ın derinliklerini hissediyordum. Elleri belimde, kalçalarımı tokatlıyordu hafifçe. İnlemelerim dalgalara karışıyordu. “Senin gibi bir İstanbul escort bulmak zor,” diye fısıldadı, hızlandı. İkimiz de ikinci kez doruğa ulaştık, vücutlarımız titreyerek.

Gece ilerledikçe, tekne limana döndü. Ağlar hala güvertede, bizim izlerimizi taşıyordu. Murat bana sarıldı, “Bir dahaki sefere Galata’da,” dedi gülerek. Ben elbise giydim, rüzgar hala tenimde. İstanbul escort hayatı buydu: Tehlikeli, tutkulu, unutulmaz. Eminönü’nün balıkçı teknesi, o gece bir aşk yuvası olmuştu. Nisan’ın serinliğinde, ateşimiz yanmıştı.

(Ama hikaye burada bitmiyordu. Ertesi gün, başka bir müşteriyle Boğaz turu ayarlamıştım. O sefer, lüks bir yat. Ama Eminönü’nün ağları aklımdaydı hala. Tenimde izleri, zevkin hatırası. İstanbul escort olmak, şehri tenimde hissetmekti. Her sokak, her dalga bir davet. Ve ben, her seferinde yayılırdım, hazır, ıslak, arzulanan.)

Hikaye devam ederken, düşüncelerimde kayboldum. Murat’la vedalaştıktan sonra, limandan ayrıldım. Sokaklar kalabalıktı, ama içimde hala o ateş. Bir sonraki randevu için hazırdım. İstanbul, sonsuz bir fanteziydi benim için.

(Kelime sayısı: 728)

Yorum yapın