İstanbul escort Simge Levent asansöründe duvara yapışmış sırılsıklam

İstanbul Escort Simge: Levent Asansöründe Duvara Yapışmış Sırılsıklam

Gece yarısını geçmişti İstanbul’un kalabalık sokaklarında. Levent’in lüks apartmanlarından birinin lobisinde, Simge bekliyordu. O, şehrin en arzulanan kadınlarından biriydi – İstanbul escort dünyasının gizli bir mücevheri. Uzun siyah saçları beline kadar iniyor, dolgun dudakları her bakışta davetkâr bir gülümseme taşıyordu. Dar, siyah bir elbise vücudunu sarıyor, göğüslerinin kıvrımını ve kalçalarının yuvarlaklığını ortaya seriyordu. Müşterileri için her zaman mükemmeldi; tutkulu, gizemli ve asla unutulmaz.

O geceki randevusu, yakışıklı bir iş adamıydı. Adı Kerem’di – otuzlu yaşlarının sonunda, güçlü bir fiziğe sahip, gözleri karanlık bir arzuyla parlayan biri. Simge’yi bir arkadaşından duymuştu ve hemen ayarlamıştı. Lobide buluştuklarında, Kerem’in eli beline sarıldı, kulağına fısıldadı: “Seni beklemek bile tahrik ediciydi.” Simge güldü, parmaklarını adamın göğsüne gezdirerek asansöre doğru yürüdü. Kalbi hızlanmıştı; bu tür geceler her zaman sürprizlerle doluydu.

Asansör kapıları açıldı ve ikisi içeri adım attı. Levent’in yüksek katlı binalarında asansörler her zaman biraz dar gelirdi, ama bu seferki farklıydı. Kerem düğmeye bastı – 15. kat. Kapılar kapanır kapanmaz, hava elektriklenmişti. Simge sırtını duvara yasladı, Kerem ise ona doğru yaklaştı. “Burada mı başlayalım?” diye sordu adam, sesi kalın ve emredici. Simge’nin gözleri parladı; o, bu oyunu seviyordu. Elbisesinin eteğini hafifçe sıyırdı, bacaklarını açarak davet etti.

Kerem’in elleri hemen harekete geçti. Önce boynunu öptü, dişlerini hafifçe geçirerek iz bıraktı. Simge inledi, elleri adamın saçlarına dolandı. Asansör yavaşça yükselirken, Kerem’in dudakları aşağı kaydı – göğüslerine, dekoltesine. Elbisenin fermuarını indirdi, sütyenini kenara çekti. Simge’nin meme uçları sertleşmişti, Kerem’in ağzı onları emmeye başladı. “Ah, evet…” diye mırıldandı kadın, kalçalarını duvara yaslayarak kıvrandı. Dışarıda İstanbul’un ışıkları yanıp sönüyordu, ama onlar için dünya sadece o dar metal kutuydu.

Kerem diz çöktü, Simge’nin eteğini yukarı sıyırdı. İç çamaşırı çoktan nemlenmişti; parmakları oraya dokundu, yavaşça ovuşturdu. Simge’nin nefesi hızlandı, bacakları titriyordu. “Daha fazla,” diye fısıldadı, eli Kerem’in pantolonuna uzandı. Fermuarını indirdi, sertleşmiş manhood’unu avuçladı. Adam inledi, kalkıp Simge’yi duvara yapıştırdı. Dudakları birleşti – vahşi, aç bir öpücük. Dilleri dans ederken, Kerem’in eli iç çamaşırını kenara çekti, parmaklarını içine soktu. Simge ıslanmıştı, sırılsıklam; her hareketinde sesler yükseliyordu.

Asansör 10. kata geldiğinde, durdu. Bir anlık panik – ama kimse binmedi. Kapılar kapandı ve Kerem devam etti. Simge’yi kaldırdı, bacaklarını beline doladı. Pantolonunu indirdi, kendini ona yasladı. Giriş sert ve derin oldu; Simge çığlık attı, ama sesi asansörün duvarlarında yankılandı. Kerem onu duvara yapıştırdı, her itişte daha güçlü. Simge’nin tırnakları sırtına battı, kalçaları adamın ritmine uydu. “Daha hızlı… Lütfen,” diye yalvardı, göğüsleri her harekette sallanıyordu.

Dışarıda yağmur başlamıştı – İstanbul’un tipik bir gecesi. Ama asansörün içinde fırtına daha şiddetliydi. Kerem’in elleri Simge’nin kalçalarını sıktı, onu yukarı aşağı hareket ettirdi. Kadın doruğa yaklaşıyordu; vücudu titriyor, ıslaklığı bacaklarından akıyordu. “Geliyorum…” diye inledi, başını geriye attı. Kerem de dayanamadı; son itişlerle boşaldı, sıcaklığı içini doldurdu. İkisi de nefes nefese kaldı, asansör 15. kata ulaştığında.

Ama hikaye burada bitmedi. Kerem Simge’yi yere indirdi, ama tutkuları sönmemişti. Asansörün köşesine çöktüler, Simge üstüne çıktı. Yavaşça hareket etmeye başladı, kalçalarını daireler çizerek. Kerem’in elleri göğüslerini yoğurdu, meme uçlarını çimdikledi. Simge’nin saçları yüzüne dökülmüş, ter ve ıslaklık karışmıştı. “Sen bir tanrıçasın,” diye mırıldandı adam, gözleri kapalı. Simge güldü, hızlandı – her inişte derin bir zevk dalgası.

Kapılar açıldığında, koridorda kimse yoktu. Ama onlar ayrılmadı; Kerem’in dairesine girdiklerinde, gece devam etti. Yatakta, duşta, her yerde. Simge, İstanbul escort olarak biliniyordu, ama o gece Kerem için sadece bir aşkla doluydu. Sabah olduğunda, yorgun ama tatmin olmuş ayrıldılar. Levent’in asansörü, onların sırrını saklıyordu – duvara yapışmış, sırılsıklam bir anı.

Simge eve dönerken düşündü: Bu şehir, arzuları besliyordu. Bir sonraki randevu için hazırdı; her zaman gibi. Ama o asansördeki ıslaklık, teninde hâlâ hissediliyordu. (Kelime sayısı: 612)

Yorum yapın